15 Eylül 2009 Salı

HAFTANIN FOTOSU

0 yorum

Liverpool'un Burnley takımını 4-0 yendiği maçta hat-trick yapan Benayoun takımı adına attığı ilk golde yaptığı vuruş sırasında yüzünün aldığı ifade "The Sun" tarafından haftanın fotoğrafı seçildi.

14 Eylül 2009 Pazartesi

4-3-3 SİSTEMİNİ TANIYALIM

0 yorum

Son yıllarda Barcelona takımından tanıdığımız ve hücum futboluna yönelik bir taktiktir.

Bu taktikte bekler atletik olmalı.Çünkü sürekli atağa çıkıp, takımın ataklarına yardım etmelidir.4-3-3 taktiğinde kanat oyuncu anlayışı olmadığı için kanat oyuncusu gibi oynayacak olan beklerdir.Bu oyuncular hızlı ve atletik olamılı ki geri dönüşlerde sıkıntı çekmesinler.

Stoperde oynayan oyuncuların sezgileri kuvvetli olup hızlı hareket edebilmeli.Bu taktik hücuma yönelik bir taktik olduğundan savunmanın bütün yükü bu oyuncuların omuzlarındadır.

Ön liberodaki oyuncunun defansif özellikleri ön planda olmalıdır.Takımdaki hücum oyuncularının fazlalığı bu oyuncunun defansif oynamasını zorunlu kılacaktır.

Orta sahanın göbeğinde oynayan oyuncuların atak özellikleri fazla, kısmende defansif özelliklere sahip olmalıdır.Bu oyuncular forvetin iki kanadında oynayan oyuncular arasında bağlantıdır.Göbekte oynayan oyuncular sayesinde 4-3-3 sisteminin temel prensiplerinden olan hızlı kanat değiştirebilme özelliğini yerine getirilebilir.

Forvetin kanatlarında oynayan oyuncular tipik kanat oyuncusu özelliğini taşımamalıdır.Bu oyuncular topu ayağına aldıklarında direkt ceza sahasına oynayan, adam eksiltme yeteneği olan futbolcular olmalıdır.

Gelelim forvetin göbeğine.Pivot santrafor diye tabir edilen özelliklere sahip olması yeterlidir.Nedir pivot santrafor?Pivot santrafor teknik özellikleri fazla olmayan, son vuruşları iyi, hava toplarına hakim ve ayağına top geldiğinde topu saklayıp arkadaşlarnı bekleyebilen futbolcudur.Teknik özelliğinin olmasına fazla gerek yok, çünkü bu sistemde onu besleyecek oyuncu sayısı bir hayli fazladır.

"Bu kadar şey yazmışsın doğruda, bunu oynayacak takım nerde?" diye sorabilirsiniz.Ben sadece taktiğin gereklerini ve uygun olan oyuncuları yazdım, takımı kurmakta başkalarının görevi.

13 Eylül 2009 Pazar

GALATASARAY 3-0 BEŞİKTAŞ

0 yorum
Galatasaray'ın erken gol bulduktan sonra farka gideceğini düşünmüştüm.Milli takımdan gelen oyuncularımızın çokluğu ve bu oyuncuların yorgunluğu farkın açılmasını engelledi.Oyuncularımız fazla efor sarfetmeden maçı kazanmayı bildi.

İkinci golü bulana kadar Serdar Özkan'a verdiğimiz 3 net pozisyon Hakan Balta'nın yorgunluğunun göstergesiydi.Serdar biraz becerikli olsaydı bizim için bu mutlu tablo tam tersine kabus olabilirdi.

Arda'nın aklı hala milli takımda kalmış gibiydi.Dün sahada sadece dolaştı.Keita'ya da değinmek istiyorum.Bir adamın ayağına top ancak bu kadar yakışır.Çok rahat adam geçebiliyor.Lyon'un Lille'den almak için neden 18 milyon euro verdiğini anlayabiliyoruzdur.Eğer Keita'ya Lille'den alındıktan sonra daha fazla şans verilseydi, şu anda Keita bizde değil daha üst düzeydeki kulüplerde olabilirdi.Şöyle bir durumda var.Keita bu sene dünya kupasında oynayacak.Dünya kupasında iyi performans göstermesi halinde Galatasaray'a büyük paralar kazandırabilir.

Leo Franco'da maçın en iyilerindendi.Taffarel ve Mondragon'dan sonra kalemizi uzun yıllar koruyacak bir oyuncu bulduk sanırım.Özellikle Yusuf'un vuruşunda topu sektirmeden kontrol etmesi jeneriklikti.


Bazı yorumcular Galatasaray'ın hala ciddi maç oynamadığını söylüyorlar.Bu takım acaba ne zaman ciddi sınavlara çıkacak.Kayseri iyi savunma yapıyor dediler, 4 attık.Beşiktaş en az gol yiyen takım ve geçen yılın şampiyonu 3 attık.Şimdide Panathinaikos maçını görelim diyorlar.İnsaf yani.Takım Avrupa Ligi şampiyonu oluncada daha süper kupası var orada görelim diyecek bu kesim herhalde.


Beşiktaş çok sıkıntılı bir döneme girdi.İşler böyle devam ederse önümüzdeki başkanlık seçimlerinde Demirören'in başkanlığı kaybetmesi muhtemel gözüküyor.Mustafa Denizli kaliteli teknik adam ve iki kupa kazandırdı diyorlar.Geçen sene Ertuğrul Sağlam takımın başında olsaydı öyle bir ligde daha rahat şampiyon yapabilirdi.

10 Eylül 2009 Perşembe

FİNALLERDE YİNE YOKUZ 1-1

0 yorum
Son yıllarda ilk defa milli takımımızı bu kadar kötü ve aciz görüyorum.Yenildiğimiz maçlar oldu ama hep takım görüntüsünde olurduk.Maçın ilk dakikalarında gelen golle ilk defa sıkıntısız bir maç geçireceğimizi sanmıştım.Aksine bu maç kalemizde gördüğümüz pozisyonlarla diğerlerinden daha sıkıntılı oldu.

Sahanın zemini gerçekten çok kötüydü.Belki de iyi performans gösteremememizin bir sebebide buydu.Biz yerden oynamayı seven bir takımız, bunu başaramayınca işte bu hale geliyoruz.Bosna'nın da istediği buydu.Boy ortalamaları bizden çok fazla.Yüksek toplarla oynayacakları oyunla bizi ekarte edeceklerdi ve bunu başardılar.

Takımı taşıyacak Tuncay ve Arda gibi yıldız oyuncular maçta çok silik bir futbol oynadılar.Özellikle Arda'nın performansına değinmek istiyorum.Estonya maçından sonra Arda'yı yere göğe sığdıramadık.Barcelona'ya transfer edecek düzeye getirdik.Eğer Arda bana bu maçları kazandıramıyorsa, Arda'nın yıldız olup olmadığını oturup bi düşünürüm.

Gökhan Zan'ın sakatlanmasından sonra savunmada sorun yaşayacağımızı biliyorduk.Nitekimde öyle oldu.Önder'in ilk yarıda yaptığı hata onun devre arasında oyundan alınmasına sebep oldu.Ayağında topu fazla tutup kaptırdıktan sonra birde Volkan'ın almasına az kalsın engel oluyor olması Önder'in konsantrasyon eksikliğini bariz bir şekilde ortaya koyuyordu.Ayrıca Önder'in Fenerbahçe'de 2 sezondur yedek oturduğunu ve şu anda dayabancı sınırlaması olduğu için Bilica'nın yerine oynadığınıda biliyoruz.Fatih Teim'in en başta Emre Güngör veya Emre Aşık'ı çağırması daha doğru olurdu.Bu oyuncular hem milli takımda daha önce oynadılar hemde Servet ile aynı takımda oynadıkları için daha uyumlu olabilirlerdi.



Fatih Terim'in tribünlere yollanması Fatih Hoca'nın ne kadar gergin olduğunun göstergesiydi.Maçtan önce Bosna teknikdirektörü açıklamasında, yalnız milli takımımızla mücadele etmiyeceklerini aynı zamanda Fatih Terim'lede mücadele edeceklerini söyledi.Fatih Hoca'nın tribünlere gönderilmesi sayesinde de onunla mücadele etmek zorunda.Gerçekten Fatih Terim'in verdiği komutlarla takımı ateşleyici özelliği var.Ayrıca oyuna müdaheleleriyle Euro 2008 de nasıl maçları çevirdiğimiz biliyoruz.Fakat dün akşam son değişiklik hakkımızı bile kullanamadık.

2010 Dünya Kupası hayallerimiz suya düştü.İnşallah 2014'teki dünya kupasına gideriz ve 12 yıl aradan sonra milli takımımızı oralarda görmüş oluruz.Tabi onada katılamazsak bu 12 yıllık süre daha da uzayacak demektir.



5 Eylül 2009 Cumartesi

GİDİP GELEN HAYALLER

0 yorum


Evet gidip gelen hayaller.2010 Dünya Kupası bizim hayallerimizi süslüyor.Bundan önceki maçlar sonucunda hayallerimizi büsbütün kaybetme aşamasına geldik.Sergen Yalçın'ın NTVspor ekranlarında dediği gibi uçurumun kenarındayız ve buraya kendi beceriksizliklerimiz yüzünden geldik.Bu maçta da hayalimiz olan 2010'u büsbütün kaybediyorduk.

Henüz daha maçın başında gelen gol bütün planlarımızı altüst etti.Ardarda gelen hatalar sinsilesi golüde kaçınılmaz kıldı.İlk önce Arda'nın topu kaptırması, Gökhan Gönül adamını kaçırması ve gelen gol.

NTVspor Gökhan Gönül ile alakalı bir klip hazırlamış.Estonya ile oynanan ilk maçta olsaydı herşey farklı olabilirdi diye.Oysa ki bugün oynayan Gökhan Gönül tam bir hayal kırıklığı idi.Sürekli hatalı paslar yaptı ve kanat organizasyonlarında sıfırdı.Tabi bunda Kazım'ın da payı yok değil.Bu takımda yüreğiyle oynamayan tek oyuncu var o da Kazım.

Arda Turan tartışmasız maçın yıldızıydı.Takımının kazanması adına varını yoğunu ortaya koyuyor.Kendi kanadı olan sol kanat yetmedi, maç boyunca etkisiz kalan sağ kanada da yardım etti.Nitekim ikinci golde Arda'nın sağ taraftan getirdiği topla oldu.

Bir Galatasaraylı olarak transfer etmek için çok uğraş verdiğimiz Sercan Yıldırım'ı elmizden kaçırdığımız için üzülüyorum.İnşallah sezon sonunda değerini katlamaz ve transfer etmek için bir umudumuz daha olur.Sercan müthiş yetenekli bir oyuncu.Pivot santrafor oynayacak bir oyuncu değil.Çift forvetli sistemde pivot santraforun etrafında oynayacak özelliklere sahip.Çok süratlı ve o süratiyle topla ilerleyebilen bir futbolcu.Attığı golde ona güven getirmiştir.

Tabi ki Bosna maçıyla bu maçı karşılaştırmak pek doğru olmaz.Çünkü Bosna'nın sahasında oynayacağız ve Bosna'da hem kendi sahasında olduğu için hem de gruptaki iddiasından dolayı kapanarak oynamayacaktır.Bu sayede biz de atak organizasyonlarını daha rahat yapabileceğiz.Ömer Üründül maçı yorumlarken Estonya gibi bir takıma 4 gol atmanın iyi bişey olduğunu söyledi fakat Bosna'nın Estonya'yı sahasında 7-0 yendiği unutulmasın.

Gruplar ilk açıklandığında herkes gibi en azından bu gruptan 2. olarak çıkacağımızı düşünmüştüm.Grup liderliği biraz ütopya.Diğer gruplarada baktığımızda ilk ikiye girme şansımızın en fazla olduğu grup.Bunu değerlendiremedik ama son 4 maçımızı kazanırsak finallere gideceğimize inanıyorum.Biz zoru severiz...

2 Eylül 2009 Çarşamba

UFUK CEYLAN GALATASARAY'DA

1 yorum
Galatasaray'da her mevkiye alternatif oyuncular var.Hepsi de birbirinin yerine girdiğinde görevlerini yerine getiriyorlar.Yalnızca kaleci mevkisinde sıkıntı vardı.Leo Franco'nun yedeği olan kaleciler güven vermiyorlardı.Ufuk Ceylan'ın gelmesi bu sıkıntıları giderecektir.

Ufuk yerli kaleciler arasından yapılablecek en iyi transferlerden biridir.Bundan sonra Leo Franco ayrılırsa yerine yabancı kaleci bulma uğraşında olmayız.

Aykut Erçetin tüm tarnsfer döneminde hep bir takıma gidecek diye haberler çıkıyordu.20 yaşından beri Galatasaray'da sürekli başka kalecilerin arkasında yedek bekliyor.Şimdide üçüncü kaleci konumuna düştü.Forma bulma şansı çok çok azaldı.

Gelelim Ufuk Ceylan karşılığında Manisa'ya gönderilen oyunculara.

Orkun Uşak:Zaten gitmesi muhtemel olan iki kaleciden biriydi.

Yaser Yıldız:Galatasaray için büyük hayal kırıklığı.Geldiğinden beri hep bir çaba içerisinde ama takıma hiç yararlı olamadı.

Mehmet Güven:Alt yapıdan yetişen bir futbolcu.Takıma katıldığından beri 5 teknik adamla çalıştı.Çalıştığı teknik adamlar tarafından hep bir şans verildi ama hiç bir şansı kullanamayınca piyango ona da patladı.